Göz Sağlık Rehberi

DİABETİK RETİNOPATİ (AĞ TABAKA HASARI)

    Diyabet hastalığı olan birçok insanda ‘diyabetik ağ tabaka hasarı’ denilen gözle ilgili bir problem gelişebilir. Diyabet retinadaki küçük kan damarlarını hasara uğratır. Retina (AĞ TABAKA), gözün görüntüyü algılayıp beyine iletilmesiyle ilgili olan bölümüdür. Diyabetik ağ tabaka hasarı görmenin azalmasına neden olduğu gibi körlükle de sonuçlanabilir.
   Diyabette ağ tabakanın zarar görmesi, kan şekerinin ve kan basıncının normale yakın değerlerde tutulmasıyla önlenebilir. Bu yolla ağ tabaka hasarının ilerlemesi yavaşlatılıp görme kaybı önlenebilir.

Diyabetik ağ tabaka hasarı neden olur?
   Diyabet tüm vücuttaki küçük kan damarlarında hasara neden olur. Hasar görmüş damarlarda kan akımı azalır. Bu durum gözün küçük damarlarında meydana geldiğinde diyabetik ağ tabaka hasarı gelişir.
   Diyabetik ağ tabaka hasarının erken döneminde küçük kan damarları azalmış kan akımına bağlı olarak zayıflar ve duvarında küçük baloncuklar oluşur. Bu küçük baloncuklar ağ tabaka hasarının ilk bulgularıdır ve diyabet başlangıcından 1-2 yıl sonra gibi kısa bir sürede gelişebilirler. Bu küçük baloncuklar patlayıp ağ tabaka üzerinde noktasal kanamalara neden olabilirler. Küçük baloncuklar ya da hafif kanamlar genelde yakınmaya neden olmaz görmeyi engellemez. Ağ tabaka hasarı ilerledikçe hasar görmüş kan damarlarında sıvı ve protein kaybı olur ve bu durumda ağ tabaka şişer. Bu durum hafiften ciddiye kadar değişebilen görme kaybına neden olabilir. Görme kaybının derecesi ağ tabakanın orta kısmı makula (sarı nokta) etkilenirse görme kaybı ciddi olabilir. Makulanın şişip bozulması (sarı nokta ödemi) göz içine kanama ve ağ tabaka hasarının en önemli sonucudur. Bazı insanlarda ağ tabaka hasarı ilerlemesi 5-7 yılı bulabilir. Böyle bir durumda ağ tabakaya giden azalmış kan akımı ağ tabakada yeni kırılgan kan damarlarının oluşmasına neden olur. Bu duruma proliferatif şeker hastalığı ağ tabaka hasarı denir. Yeni kan damarlarının oluşumu ve bunların çoğalması durumunda 1 ya da daha fazla komplikasyon gelişebilir ve kişinin görmesi bozulabilir.


Bunlar;

• Ağ tabakada damarlar ve zarların oluşması ve bunun sonucu ağ tabakanın çekilmesiyle birlikte ayrılmanın olması (ağ tabaka dekolmanı)
• Göz içine kanama
• İris (gözün renkli kısmı)üzerinde yeni kan damarı oluşumu ve bunun sonucunda gelişen ciddi göz tansiyonu gelişimi (neovasküler glokom) Bu komplikasyonların tümü ciddi ve kalıcı görme kaybına neden olabilir.

Diyabetik ağ tabaka hasarında yakınmalar
   Yakınmalar genelde hastalığın erken döneminde başlar ancak tipik olarak ciddi hasra ve istenmeyen karmaşık yan etkiler gelişmeden fark edilmezler. Periyodik aralarla düzenli yapılan göz taramaları diyabetik ağ tabaka hasarının erken tanısı ve görme kaybının engellenmesine olanak tanır. Bulanık ya da bozuk görme ,okuma güçlüğü, göz önünde uçuşan cisimler,kıvılcımlar, ışık çakması, kısmi ya da tam görme kaybı, gözün önüne perde inmesi, gözde ağrı bazı yakınmalar ve istenmeyen durumlardır. Diyabetik ağ tabaka hasarının komplikasyonları ağ tabakanın orta kısmında şişme (sarı nokta ödemi) ve ağ tabakanın tam ayrılmasıdır. Eğer diyabetik ağ tabaka hasarı ilerlerse ağ tabakada ve gözün diğer kısımlarında kalıcı hasar gelişebilir ve bu durum ciddi görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilir.

Diyabetik ağ tabaka hasarı tanısı nasıl konulur?
   Düzenli yapılan göz taramaları ile ağ tabaka hasarı görme bozukluğu meydana gelmeden saptanabilir. Hastalık ilerlemeden istenmeyen problemler ortaya çıkmadan ağ tabaka hasarı yakınmaları hastalar tarafından farkedilmeyebilir. Bu yüzden diyabet tanısı alan bir kişinin düzenli göz muayenesi olması gerekmektedir.Önerilen tip 1 şeker hastalığı tanısı almış bir kişinin tanıdan 3-5 yıl sonra, tip 2 diyabet tanısıyla izlenen bir kişinin ise tanıdan hemen sonra ağ tabaka hasarı yönünden göz muayenesi olması şeklindedir.
   Diyabet tanısı alan herkesin yılda bir veya iki kez hiçbir yakınması olmasa da bir göz doktoru tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. Ancak ilk muayeneden sonra göz doktoru muayene sıklığı, muayene bulgularına göre değişiklik gösterebilir.
Ne yazık ki ülkemizde şeker hastası birçok insan yıllık göz muayenelerini yaptırmamakta ve ciddi görme kaybı gelişine kadar bu durumun farkına varamamaktadırlar.

Diyabetik ağ tabaka hasarı önlenebilir mi?
   Diyabetik ağ tabaka hasarı gelişen görme kaybı kan şekerinin ve kan basıncının normale yakın değerlerde tutularak önlenebilir. Kan şekerinin ve basıncının normale yakın değerlerde tutulması göz damarlarında oluşabilecek hasarı ve kanamaları önler.Ağ tabaka hasarı meydana gelmez .Kan şekerinin normal değerlere yakın olması eğer mevcutsa diyabetik ağ tabaka hasarının ilerlemesini yavaşlatır ve ilerde oluşabilecek görme kaybını engeller.

Diyabetik ağ tabaka hasarı nasıl tedavi edilir?
Lazer tedavisi (fotokoagülasyon) ağ tabakanın aşırı hasar görmesinden önce yapılırsa görme kaybını önlemekte oldukça etkili bir yöntemdir.Lazer tedavisi görmeyi artırıcı bir tedavi değildir. Aksine tedavinin kendisi görme alanında ve görme keskinliğinde bir miktar kayba yol açabilir. Fakat yaşam boyu süren bu ilerleyici hastalığın kontrolü için etkinliği gösterilmiş tek tedavi yöntemidir.Yine aynı şekilde gözün içinde yer alan jelatinöz yapıdaki göz sıvısının (vitröz sıvı ) çıkarılması (vitrektomi) ağ tabaka ciddi hasar görmeden önce yapılırsa görmeyi düzeltebilir.

Ağ tabakanın ciddi hasar görmesi durumunda ise bir tedavisi yoktur.
Riski ne artırır?
  Diyabetik ağ tabaka hasarının gelişimi en fazla 2 faktöre bağlıdır.
• Diyabet süresi
• Diyabetin tipi
• Hastalığın kontrol altında olup olmaması
Diyabet süresi ne kadar uzun olursa diyabetik ağ tabaka hasarı gelişme riski o kadar yüksek olur. Diyabetik ağ tabaka hasarı gelişimi Tip 1 şeker hastalığında tip 2’ye göre daha sık görülür. Tip 1 diyabetli bir kişinin 10 yılda ağ tabaka hasarı geliştirme ihtimali %60 olup 20 yılda b oran %100’e çıkmaktadır.20 yıl sonunda ağ tabaka hasarı gelişen tip 1 şeker hastalarının %53’ünde diyabetik ağ tabaka hasarı ilerlemiş (proliferatif) evrede saptanmıştır. Tip 2 şeker hastalıklı kişilerin %21’de tanı anında ağ tabaka hasarı saptanmıştır. 20 yıl sonunda tip 2 şeker hastalarında %60’da ağ tabaka hasarı gelişir.

Diyabetik ağ tabaka hasarı gelişimi ile ilgili bazı risk faktörleri kontrol edilemez.
Bunlar:

• Ailenin başka bireylerinde diyabetik ağ tabaka hasarı olması
• Diyabete bağlı böbrek hasarının olması (nefropati)

Diyabetik ağ tabaka hasarı gelişimiyle ilgili kontrol edilebilir risk faktörleri:
• Hamilelik (diyabeti olan kadınlarda hamilelikle birlikte diyabetik ağ tabaka hasarı riski artar. Önceden varolan ağ tabaka hasarı kötüleşebilir.)
• Sürekli yüksek kan şekeri ( kan şekeri normale yakın düzeylerde tutulabilirse ağ tabaka hasarı riski azalır varolan ağ tabaka hasarının ilerlemesi yavaşlar)
• Yüksek kan basıncı (Yapılan çalışmalar kan basıncı yüksekliğinde diyabetik ağ tabaka hasarının proliferatif tipte olma ve sarı nokta ödem gelişiminin daha sık görüldüğünü göstermektedir.
• Tanı ve tedavinin gecikmesi(yıllık göz muayenesi olmak Diyabetik ağ tabaka hasarı gelişimini önlemez ancak diyabetik ağ tabaka hasarına bağlı gelişebilecek görme kaybı gibi istenmeyen sonuçların doğmasını engeller. Erken tanı ve tedavi görme kaybı riskini ve diyabetik ağ tabaka hasarının ilerlemesini önler).
• Yüksek kolesterol (bazı çalışmalar yüksek kolesterolün diyabetik ağ tabaka hasarı gelişimini kolaylaştırdığını öne sürmektedir.
• Anemi
• Sigara içmek (Diyabeti olan kişilerin sigara içmeleri ağ tabaka hasarı gelişimini kolaylaştırır.

Doktora ne zaman başvurmalı?
 Diyabeti olan herkes aşağıdaki durumlarda bir göz doktoruna başvurmalıdır.
• Hiçbir şikayeti olmazsa bile 5 yıllık şeker hastalığı geçmişinin bulunması
• Göz önünde sinek uçuşması(siyah nokta ,benek veya iplik şeklinde olabilir.)
• Işık çakmaları: Gözün veya başın hareketiyle oluşan ışık çakması ve kıvılcımların siyah bir zemine bakarken fark etmek daha kolaydır.
• Yeni gelişen görme alanının bir bölümüne perde inmesi
• Göz ağrısı ya da gözde ağırlık hissi
• Yeni veya ani oluşan görme kaybı

    

Bu site, görme engellilerin kullanımına uygun tasarlanmıştır

    ©2010 T.C Sağlık Bakanlığı Prof.Dr.N.Reşat Belger Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi